Design Theory III – Sefer-i....
Almanyadaki en ciddi sınavım,Design Theory III.Adını ilk duyduğumda tırsmama neden olmuştu.Almanyada malzeme limitlerini belirleyip tasarım onaylamak çok ciddi bi iş gibi gelmişti.Hani burası Almanya ya!
Yok bi numarası
Ne Almanya’daki mühendisler bizim mühendislerimizden daha zeki nede üstün mühendislik teknikleri var.Eğitimi basite indirgeyerek uyguluyorlar.Sanırım başarılı olmalarının tek sebebi bu.Alanda uzmanlaşma modelini içeren bir eğitim sistemleri var.Aslında çok güzel bir sistem ne kadar yabancı gelsede bize benim hoşuma gitti.
Sistemin bizden farkı bahsettiğim gibi alanda uzmanlaşma.Bizim sistemimizde bir makina mühendisinin enerji,imalat,tasarım,mekanik,robotik vb alanlarda fikri olur,burdakilerin yok
Her mühendis sadece kendi alanında fikir sabihi.Yani imalat alanındaki mühendisin enerji hakkında çok az bilgisi var.
Gördüğüm kadarıyla derslerde ögrenciye tanınan serbestlikte eğitimi cazip kılmakta.Çoğu derste devam zorunluluğu yok,ders esnasında sessiz olmak şartıyla herşey yapılabiliniyo,hocalar kimseyi takmıyor,hoca gelir gelmez derse başlayıp anlatıyor ve çantasını alıp çıkıyor.Sonra asistan gelip dersle ilgili sorular çözüyor.Dediğim gibi devam zorunluluğu olmayan dersler çok kalabalık olmadığı için cidden dersi dinlemeye niyetı olan öğrenciler tarafından verimli bir şekilde dersler işleniyor.Bu sayede kaliteli mühendis yetişiyor.
Sistem çok basit,ders işleme methodları çok basit,hala tepegözler kullanılıyor
olaya basit bakarak başarıya ulaşıyorlar.Bizim sistemdeki gibi öğrenciye aşırı bilgi yükleyip sınavda hangisini kullanması gerektiği konusunda öğrencilerin kayışı koparıp koparmayacağını test etmek gibi bir durum yok.
Design Theory III bana çok basit geldi.Buyara gelirken çok fazla beklentim vardı dersler konusunda ama beklentilerimi karşılayamadılar.Zor bir ders olmasına rağmen çok rahat sonlandı.Ders esnasında not tutmayı gerektirecek bir durum olmuyordu çünkü hoca anlatacağı slaytların çıktılarını bize dağıtıp tepegözden anlatıyordu.Ders bitiminde biricik asistanımız iğrenç espiriler eşliğinde konuyla lakalı sorular çözüyordu.
Sınava çalışmak için geçmiş yılların sınav sorularını elegeçirip çözmemiz yeter diye düşünüyorduk.Açık kitap konseptindeki sınavda hertürlü döküman kullanımı serbest bırakılmıştı ama süre çok kısa tutulmuştu.Sınavdan önce pratik yapmamıza rağmen tüm soruları yetiştiremedik ama %95 lik bir kısmına cevap verdiğimi hatırlıyorum.
Umarım sonuç tatmin edici olur.Ve şunu anladım ki eğer burda Bachelor(genel müh) okumaya gelseydik cidden okulun sayılı öğrencileri arasına girebilirdik.Çokta gözde büyütülecek bir yer değilmiş geldik,gördük tecrübe ettik
taytay aslinda olmasi gereken sistem bu degil mi? bir makine muhendisinin seninde bahsettigin gibi enerji, mekanik, robotik… gibi alanlarin hepsinde zaten bilgi sahibi olmasini beklemen, al bunlarin hepsini yap demen sacma olur. ama biz ne yapiyoruz, hepsini ogrenince o zaman makine muhendisi oluruz diyoruz.
sen makine muhendisisin ama bunlarin hepsinde basarili olma sansin yok. kimse kimseyi kandirmasin. bir alt dal secip onun en iyisini olmak gerek diye dusunuyorum. hepsinden biraz olacagina, birisi cok iyi digerlerinden de fikir sahibi olabilecegimin kadar olmasi yeterli bence.
egitim sistemini bizzat almanya gibi bir yerde yasamis, o dokuyu hissetmis bir ogrenci olarak burada neler cektigimizi, gelince neler cekecegini sende iyi biliyorsun. bizdeki mentalite zor olunca basari artacagi. yok oyle bir sey.
tesekkurler anlamli bir yazi olmus…